Kürt göçünün temelleri ve nitelikleri
Sadık Aytekin
Bir süre önce, Dikili’nin Uzunburun Köyü’nde, köye son yıllarda göç etmiş Kürtlere yönelik özel “muameleler”e ilişkin haberler okuduk. Köy muhtarının, “Ata yadigarı toprakları Kürtlere bırakmam,” diyerek, köylüleri, Kürt ‘göçerleri’ne karşı kışkırttığı belirtiliyordu. Önceki yıllarda da özellikle Dikili, Turgutlu, Söke gibi Ege kasabalarında benzer olaylar yaşanmıştı. Kendileri de ‘ezilen’ durumdaki insanların başka bir ulustan ezilenlere karşı “düşmanca bir dışlama tutumu almaları” için, hiçbir haklı gerekçe bulunmazken, nasıl oluyor da bir köy muhtarının kışkırtmasıyla bu türden saldırı ve dışlayıcı tutumlar mümkün olabiliyordu?
Kuşkusuz Kürt sorunu kaynaklı herhangi bir çatışma, gerginlik ve ayrımcı-şoven propagandanın söz konusu olmadığı koşullarda da eşitsiz gelişmeye bağlı bölgeler ve kentler arası nüfus sirkülasyonu sonucu, “yerleşik olan” ile “sonradan gelen” arasında bazı sorunların yaşanması mümkündür. Böyle bir gelişme, yol açtığı rekabet koşullarıyla aynı ulustan emekçiler arasında da benzer sorunlar yaşanabilmektedir.
Ne var ki, Kürt göçü nedenli “yerli-göçer çelişkisi”, ne salt ekonomik, ne de kabul edilebilir türdendir.
Son sayı'ya dön